babam
Gülnur’a babamı anlatıyordum da aklıma yazmam gerektiği geldi. Webde haber okumak dışında herhangi bir aksiyonu olmasa da belki görür diye buraya da yazıyorum. :)
Madde madde.
- Kendisine aldığı herhangi bir kıyafetin ya da ayakkabının aynısını/benzerini benim için alan da,
- Benim adımla şirket kurup (Çağatay … … .. … ltd şti), ilk kartvizitime yedi yaşında sahip olmamı (okulda herkes birbirine ev telefonunu verirken ben kartımı veriyordum) sağlayan da,
- İlk yalnız şehirler arası yolculuğuma çıkarken (on yaş) benim seçtiğim filmin otobüs televizyonunda gösterilmesini sağlayan da,
- İlkokul ikinci (ya da üçüncü, hatırlayamıyorum) sınıfa giderken cep telefonunu okula götürmeme izin veren ve her tenefüs bizim katta bulunan öğrencilerin başıma toplanmasını :) sağlayan da,
- İlkokulun ilk yıllarında babamın elini tutmuş yürürken beni görmeyip bana çarpan ya da ayağıma basan adamlarla sokak ortasında kavga eden de,
- Yeni bir çalışana ihtiyacı olmadığı halde sırf okul saatlerinde benden haberdar olmak için bizim sınıf öğretmeninin kızını şirketinde çalıştıran da,
- Hayran olduğum bütün Galatasaray futbolcularıyla tanışmamı sağlayan da,
- Fenerbahçeli futbolculara sırf ben sevmiyorum diye ev satmayan da,
- Babamın ofisinin bulunduğu Atrium çarşısında her istediğimi (sinema, video oyun salonu, abur cubur…) yapabilmemi sağlayan da,
- Bütün Michael Jackson kasetlerini ardından aynı albümlerin bir de CDlerini alan da,
- Bu Michael Jackson CDlerini oynatabilmek için yurtdışından CD çalar getiren de,
- “Michael Jackson gözlüğü istiyorum” diye diye Fahri Kuz Optik çalışanlarını deli eden de,
- Devasa bir Ninja Kaplumbağalar koleksiyonuna (60 civarı figür) sahip olmamı sağlayan da,
- İlkokul da ben ve diğer tüm öğrenciler dersler dışında biraz daha faaliyet yapabilsin hatta eğlenebilsin diye okula düzenli olarak bağış yapan da,
- Ben hepsini seviyorum diye aynı anda onbir köpekle aynı evde yaşamamız için (ev bahçeliydi ve beş ya da altı tane köpek kulubesi vardı bahçede) annemi ikna eden de,
- Yine ilkokul yıllarında okula gitmeden önce benimle her sabah bilardo (ben elimle atıyordum topları) oynayan da,
- İlkokulda taso oynamayı beceremesem ve hep yenilsem de hemen her gün bana 20-30 paket cips alıp (ama o cipsleri yedirmiyordun bana adam) her yeni okul günü okula yeni tasolarımla gitmemi sağlayan da,
- Sonra bu taso muhabbetinin bildiğimiz kumar olduğunu farkedip bana (ama en çok kendisine) kızan da,
- Daha ilkokula giderken odamda televizyon olmasını (ama nedense haftasonu düzgün çekiyordu o anten baba :D) sağlayan da,
benim babam.
Bana nasıl baba olunacağını en iyi şekilde öğrettiğin, çocukluğumu gülerek hatırlamamı sağladığın ve en başından beri bizim için çabaladığın için teşekkürler. Sahiden büyüksün.
Ama büyük olman; koca, yaşlı ve şişko olduğun gerçeğini asla değiştirmiyor. :)
Hala başım sıkışıyor ve ben sadece senden yardım istiyorum. İleride de sıkışacak.
Çok uzun yaşa Mami.
Ve artık bir zahmet çalışmayı da bırak artık. Otur evde anasını satayım.

Simto’dan gördüm. (